Zeynep Aslan Sucu -KALBE DOKUNAN YOLCULUK:ÇocuğaDair,Sevgiden Doğan Bir Hikaye

img

KALBE DOKUNAN YOLCULUK:ÇocuğaDair,Sevgiden Doğan Bir Hikaye

 Bir çocuğun gözlerine uzun uzun baktığında, aslında sadece bir yüz görmezsin.Bir başlangıç görürsün.Henüz kırılmamış bir kalp, kirlenmemiş bir zihin, dünyayı olduğu gibi kabul etmeye hazır tertemiz bir ruh….

İslam çocuğa tam da böyle bakar.Onu küçük bir insan olarak değil;büyük bir emanet olarak görür.Belki de bu yüzden çocuk yetiştirmek,sadece bir görev değil;bir kalbe dokunma sanatıdır.

Bir Çocuğun Sessiz Dili

 Çocuklar her zaman kelimelerle konuşmaz.

Bazen sustuklarında anlatırlar en çok…

Bazen gözlerini kaçırdıklarında,bazen de içlerine kapandıklarında…

“Beni duy” der aslında.

“Beni fark et…”

“Beni olduğum gibi kabul et”.

Ama biz çoğu zaman onların davranışlarını düzeltmeye çalışırken, duygularını görmezden geliriz.Oysa bir çocuk için en büyük ihtiyaç şudur:ANLAŞILMAK.

Sevgi:Bir Çocuğun En Temel Gıdası

 Bir çocuk ya sevgiyle büyür ya da sevgisizlikle eksilir.Sevgi sadece seni seviyorum demek değildir.Sevgi:

Onu dinlemektir.

Onunla vakit geçirmektir.

Yorulmuşken bile ona sabır gösterebilmektir.

Bazen saçını okşamak , bazen hiçbir şey söylemeden yanında oturmak….

İşte bunlar,bir çocuğun kalbinde güvene dönüşür.Ve güven duyan bir çocuk…dünyadan korkmaz.

Kırmadan Öğretmek Mümkün

Hayatın telaşında bazen sabrımız tükenir.Çocuk söz dinlemediğinde, hata yaptığında yada bizi zorladığında ,sesimiz yükselir.Sonra bir sessizlik olur….

O sessizlikte çocuk sadece susmaz….

İçine kapanır.

Oysa islamın öğrettiği yol farklıdır:

Bir hatayı düzeltmek için:

Bağırmaya,kırmaya gerek yok .Utandırmaya hiç gerek yok.

Çünkü bir çocuk korktuğu için değil, anladığı için doğruyu yapmalıdır.

Çocuk, Senin Aynandır

Belki farketmiyoruz ama çocuklar bizi izliyor.

Nasıl konuştuğumuzu…

Nasıl sabrettiğimizi….

Nasıl öfkelendiğimizi…

Sen “dürüst ol “dersin ama o senin davranışlarına bakar.

Sen “sabırlı ol” dersin ama o senin tepkini öğrenir.

Çünkü çocuklar,KULAĞIYLA  DEĞİL KALBİYLE ÖĞRENİR.Ve en çok da gördüklerini taşırlar hayatlarına.

Kıyaslamak:Sessiz Bir Yaradır.

“Bak, o senden daha başarılı”…

“Abin ne kadar uslu,sen neden değilsin?”

 Bu cümleler küçük gibi görünür;ama bir çocuğun içinde derin izler bırakır.

Kıyaslanan çocuk;

Kendini yetersiz hisseder,

Sevilmediğini düşünebilir,

İçten içe kırılır.

Oysa her çocuk biriciktir.Kendi hızında büyür,kendi yolunda gelişir.Ve en çok ihtiyacı olan 

Oyun:Çocuğun Gerçek Dünyası

Bir çocuk oyun oynarken sadece eğlenmez.

Hayatı dener,

Duygularını ifade eder,

Kendini keşfeder.

Bir oyunun içine bazen korkularını saklar,bazen hayallerini kurar.Bu yüzden bir çocuğa verilebilecek en güzel şey zaman ayırmaktır.

Din:Kalbe Dokunarak Anlatılmalı

Bir çocuğa dini öğretmek….çok hassas bir yolculuktur. Eğer din;sürekli yasaklarla, korkuyla ve baskıyla anlatılırsa çocuk Allah sevgisinden uzaklaşabilir. Âmâ tam tersi sevgi,şefkat ve hikayelerle anlatılırsa o çocuk Allah’ı seven bir kalple büyür.

Çünkü bir çocuk için Allah korkulan değil, sığınılan olmalıdır.

Hata Yapmasına İzin Ver

Bir çocuğun düşmesine izin vermezsen, yürümeyi öğrenemez. Hata yapmak, gelişimin bir parçasıdır, öğrenmenin en doğal yoludur. Sürekli müdahale edilen çocuk; kendi kararlarını veremez, özgüven geliştiremez.

Bazen sadece izlemek gerekir. Yanında olmak ama müdahale etmemek….Çünkü çocuk deneye deneye büyür.

Küçük Kalpler Büyük Yükler Taşımamalı

 Bazen fark etmeden çocuklara yetişkin gibi davranırız. Onlardan ;

Hep doğruyu yapmalarını,

Hep sakin olmalarını,

Hep başarılı olmalarını bekleriz.

Ama unuturuz…Onlar hala çocuk.Kırılırlar,yorulurlarve anlaşılmaya ihtiyaç duyarlar.

 Bir çocuğa taşıyamayacağı yükler vermek, onu erkenden yormaktır.

Bir Sarılmanın Gücü

Bazen hiçbir şeyi çözemeyiz.Ne nasihat işe yarar, ne de açıklama….Ama bir sarılma her şeyi değiştirir.

Çünkü çocuk için sarılmak:

Yanındayım,güvendesin ve seni seviyorum demektir.

Ve bazı duygular….sadece hissedilir anlatılmaz.

Son Söz:Bir Kalbe Dokunuyorsun

Bir gün büyüyücek o çocuk.Bizim yanımızda uyuyan ,elimizi tutan, bize ihtiyaç duyan o küçük insan,bir gün kendi yolunda gidecek.

Ama şunu hep taşıyacak içinde :bizim  ona hissettirdiğimiz duyguyu.Eğer sevgi verdiysek, bizi büyütecek.Eğer merhamet gösterdiysek ,merhametli olacak.

Bu yüzden,bir çocuğu büyütmek demek;bir kalbi şekillendirmek demektir.Ve belki bu dünyayı değiştiren değiştiren en güçlü olgu;iyi yetişmiş bir kalptir.

  ZEYNEP ASLAN SUCU