Türk Dünyası’nın ortak hafızasında önemli bir yere sahip olan Kazak şair ve düşünür Olcas Süleymenov’un 90. yaşına ithafen TÜRKSOY ev sahipliğinde düzenlenen “Dağları Gölgelemeden, Bozkırı Yüceltmek” panelinde, Süleymenov’un edebi mirası, barış mücadelesi ve Türk Dünyası’nın kültürel birliğine katkıları kapsamlı şekilde ele alındı.
ANKARA (Sivil İnisiyatif) Zeliha Sorkunlu/ Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı TÜRKSOY, Türk Dünyası’nın en önemli fikir ve edebiyat insanlarından biri kabul edilen Olcas Süleymenov’un doğumunun 90. yılı dolayısıyla kapsamlı bir anma programına ev sahipliği yaptı. Ankara’daki TÜRKSOY Genel Sekreterliği Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen “Dağları Gölgelemeden, Bozkırı Yüceltmek” başlıklı panel ve sergi açılışı, Türk Dünyası’nın kültürel hafızasını, ortak tarih bilincini ve entelektüel mirasını yeniden gündeme taşıdı.
Yoğun katılımla düzenlenen programa, TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, Azerbaycan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Fuzuli Macidli, Kazakistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Dinara İzanova, AK Parti Türk Devletleri ile İlişkiler Başkan Yardımcısı Reşide Yüksel, Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı Muhammed Enes Kala, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Musa Kazım Arıcan ile çok sayıda akademisyen, sanatçı, diplomat ve davetli katıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, Olcas Süleymenov’un yalnızca Kazakistan’ın değil bütün Türk Dünyası’nın ortak vicdanı ve manevi mirası olduğunu söyledi. Süleymenov’un özellikle Az i Ya adlı eseriyle tarihî hafızayı yeniden canlandırdığını vurgulayan Raev, şairin düşünsel mirasının bugün hâlâ güncelliğini koruduğunu ifade etti.
Raev, Süleymenov’un ortaya koyduğu “Dağları gölgelemeden bozkırı yüceltmek” anlayışının; başka medeniyetleri küçümsemeden kendi kültürel kimliğini yüceltmenin sembolü olduğunu belirterek, bu yaklaşımın Türk Dünyası’nın geleceği açısından önemli bir düşünsel rehber niteliği taşıdığını dile getirdi.
Konuşmasında, Nevada-Semey Hareketi’ne de değinen Raev, Süleymenov’un yalnızca edebiyat alanında değil insanlık vicdanını temsil eden küresel bir barış aktivisti olarak da tarihe geçtiğini söyledi.
Azerbaycan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Fuzuli Macidli ise konuşmasında, Olcas Süleymenov’un Azerbaycan halkının gönlünde özel bir yere sahip olduğunu belirtti.
Macidli, Süleymenov’un 1990 yılındaki Kara Ocak sürecinde ve 2020’deki Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan’a verdiği açık desteğin unutulmadığını ifade etti. Sovyet döneminde kaleme aldığı çalışmalarla resmî tarih tezlerine cesur şekilde karşı çıktığını kaydeden Macidli, özellikle İgor Destanı üzerine yürüttüğü tartışmaların büyük yankı uyandırdığını söyledi.
Süleymenov’un Azerbaycan tarafından “Dostluk”, “Şöhret” ve “Şeref” nişanlarıyla ödüllendirildiğini hatırlatan Macidli, onun bu üç yüksek devlet nişanını alan tek yabancı isimlerden biri olduğunu vurguladı.
Kazakistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Dinara İzanova da Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev’in selamlarını ileterek başladığı konuşmasında, Süleymenov’un eserleriyle halklar arasında manevi köprüler kurduğunu söyledi.
İzanova, şairin ortaya koyduğu kültürel ve düşünsel mirasın genç nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını belirterek, Türk Dünyası’nın birlik fikrinin yalnızca siyasi değil aynı zamanda entelektüel ve kültürel zeminde güçlenmesi gerektiğini ifade etti.
AK Parti Türk Devletleri ile İlişkiler Başkan Yardımcısı Reşide Yüksel ise etkinliğin başlığının Süleymenov’un medeniyet anlayışını özetlediğini söyledi. Yüksel, onun kendi köklerine sahip çıkarken başka kültürleri dışlamayan, millî aidiyeti savunurken evrensel insanlık değerlerini ihmal etmeyen bir fikir adamı olduğunu kaydetti.
Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı Muhammed Enes Kala da Süleymenov’un eserleriyle Batı merkezli tarih anlatılarına güçlü eleştiriler getirdiğini belirtti. Türklerin tarih boyunca yalnızca bir medeniyet unsuru değil, aynı zamanda tarihin kurucu öznesi olduğunu ifade eden Kala, Süleymenov’un düşünce dünyasının bugün insanlık için yol gösterici bir nitelik taşıdığını söyledi.
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Musa Kazım Arıcan ise konuşmasında, Süleymenov’a 2016 yılında fahri doktora unvanı takdim edildiğini hatırlattı. Arıcan, şairin eserlerini Rusça yazmasına rağmen Kazak ruhunu ve Türk Dünyası’nın ortak hafızasını eserlerine taşıdığını vurguladı.
Edebiyatın yalnızca estetik bir sanat alanı olmadığını belirten Arıcan, kültürün ve dilin milletlerin hafızasını koruyan temel unsurlar olduğunu ifade etti.
Etkinlik kapsamında, Olcas Süleymenov’un hayatını, fikir mücadelesini ve uluslararası barış girişimlerini anlatan özel bir belgesel film gösterimi gerçekleştirildi. Ardından “Dağları Gölgelemeden, Bozkırı Yüceltmek” temalı serginin açılışı yapıldı.
Programın ikinci bölümünde düzenlenen yuvarlak masa toplantısında Kazakistan’ın önde gelen bilim insanlarından Amanjol Kalış, şair ve milletvekili Bijan Kalmaganbetov ile şair Merey Kart, Süleymenov’un eserlerinde yer alan tarihî gerçeklikler ve Türk Dünyası kimliğinin inşasındaki rolü üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Toplantıda ayrıca Kazakistan Senatörü Nurtöre Yusip’in yazılı mesajı okunurken, TÜRKSOY Yazarlar Birliği Başkanı Ulıkbek Esdaulet ile Oraz Sapaşev’in video mesajları da katılımcılarla paylaşıldı.
Olcas Süleymenov’un yalnızca edebiyat alanındaki çalışmalarıyla değil, çevre ve insan hakları mücadelesiyle de dünya tarihinde özel bir yere sahip olduğu vurgulandı.
1989 yılında kurduğu Nevada-Semey Hareketi, Sovyetler Birliği döneminde gerçekleştirilen nükleer denemelere karşı başlatılan ilk büyük sivil inisiyatiflerden biri olarak kabul ediliyor. Hareket, Kazakistan’daki Semey Nükleer Deneme Sahası’nın kapatılmasında kritik rol oynadı.
29 Ağustos 1991 tarihinde Semey Nükleer Deneme Sahası’nın resmen kapatılmasıyla birlikte Kazakistan, dünyanın en büyük nükleer cephaneliklerinden birinden kendi iradesiyle vazgeçen ilk ülkeler arasında yer aldı. Süleymenov’un öncülük ettiği bu mücadele, onu yalnızca Türk Dünyası’nın büyük bir düşünürü değil, aynı zamanda küresel barışın ve ekolojik güvenliğin sembol isimlerinden biri haline getirdi.
Program sonunda, Süleymenov’un 90. yılı anısına hazırlanan özel madalya, teşekkür belgeleri ve plaketler takdim edildi. Etkinlik, Türk Dünyası delegasyonlarının katılımıyla gerçekleştirilen toplu aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Anma etkinliklerinin, Türkiye Yazarlar Birliği ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi bünyesinde düzenlenecek akademik paneller ve özel oda açılışlarıyla devam edeceği bildirildi.



Türkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberleri, önemli gündem yazıları, siyaset, Kültür sanat'tan Dünya haberlerine bütün konuların tek adresi www.gazetesivilinisiyatif.com'da.
© Copyright Uluslararası Sivil İnsiyatif Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır. |