Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi, 32 müttefik ülkenin liderlerini bir araya getirdi. İki gün süren zirvede kolektif savunma, savunma yatırımları, terörle mücadele, Ukrayna’daki savaş ve NATO’nun güney kanadındaki gelişmeler ele alındı. Erdoğan, zirve sonrasında yaptığı konuşmada daha güçlü ve adil bir NATO vurgusu yaparak, “NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil, birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır.” dedi.
ANKARA(Sivil İnisiyatif) Zeliha Sorkunlu/ Türkiye, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen toplantı, NATO üyesi ülkelerin liderlerini ve çok sayıda üst düzey temsilciyi Ankara’da buluşturdu.
Türkiye’de 22 yıl aradan sonra ikinci kez gerçekleştirilen NATO Zirvesi, başkent Ankara’da ise ilk kez düzenlendi. İki gün süren programa NATO üyesi 32 ülkenin devlet ve hükûmet başkanlarının yanı sıra yaklaşık 100 bakan, üst düzey diplomatlar, uluslararası kuruluşların temsilcileri ve davetliler katıldı.
Zirvede savunma yatırımlarının artırılması, NATO’nun askerî kabiliyetlerinin geliştirilmesi, yük ve sorumlulukların müttefik ülkeler arasında daha adil paylaşılması, Ukrayna’daki savaş, terörle mücadele ve ittifakın güney kanadında yaşanan gelişmeler değerlendirildi.
Zirveye NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve Kanada Başbakanı Mark Carney katıldı.
Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, Karadağ Başbakanı Milojko Spajic, Slovakya Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini ve Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa da Ankara’da gerçekleştirilen zirveye iştirak eden isimler arasında yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve kapsamında liderlerle ikili ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde NATO’nun geleceğinin yanı sıra Türkiye’nin ilgili ülkelerle siyasi, ekonomik ve savunma sanayisi alanlarındaki ilişkileri ele alındı.
Zirvenin ilk günü olan 7 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, devlet ve hükûmet başkanları ile eşleri onuruna Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde resepsiyon ve akşam yemeği verdi.
Konuk liderler, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne gelişlerinde Millî Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği tarafından çalınan marşlarla karşılandı. Erdoğan çifti, programa katılan liderler ve eşleriyle aile fotoğrafı çektirdi.
Akşam yemeğinde konuklara Türk mutfağından çeşitli lezzetler ikram edildi. Program, liderlerin resmî toplantılar öncesinde diplomatik temaslarda bulunmasına ve ikili görüşmeler gerçekleştirmesine de imkân sağladı.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de zirve öncesinde yaptığı açıklamada Türkiye’nin ev sahipliğinden ve kendilerine gösterilen misafirperverlikten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Rutte, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ekibine zirve hazırlıkları dolayısıyla teşekkür etti.
Programın ikinci günü olan 8 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne gelen liderleri tek tek karşıladı.
Resmî karşılama töreninin ardından liderler aile fotoğrafı için bir araya geldi. Daha sonra NATO’nun en yüksek siyasi karar organı olan Kuzey Atlantik Konseyi, devlet ve hükûmet başkanları düzeyinde toplandı.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin açılış konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve diğer liderler toplantıya hitap etti. Ana oturumda Avrupa-Atlantik bölgesine yönelik tehditler, savunma harcamaları, askerî üretim kapasitesi ve müttefiklerin NATO’ya sunduğu katkılar değerlendirildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvenin ardından düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’de 22 yıl aradan sonra ikinci, Ankara’da ise ilk kez düzenlenen NATO Zirvesi’nin başarıyla tamamlandığını söyledi.
Avrupa-Atlantik güvenliğinin ciddi sınamalardan geçtiğine dikkat çeken Erdoğan, Ankara Zirvesi’nin NATO’nun ortak geleceğine yön verecek nitelikte olduğunu belirtti.
Erdoğan, zirvede Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstleneceği, askerî kapasitelerin adil bir yük paylaşımıyla güçlendirileceği ve savunma üretiminin artırılacağı yeni bir dönemin temellerinin atıldığını ifade etti.
Tüm müttefiklerin zirveye liderler düzeyinde katılmasını Türkiye’ye duyulan güvenin ve Türk diplomasisine gösterilen saygının göstergesi olarak değerlendiren Erdoğan, Türkiye’nin NATO içerisindeki sorumluluklarını bugüne kadar eksiksiz biçimde yerine getirdiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin NATO’nun ikinci büyük kara ordusuna sahip olduğunu hatırlatarak, ittifakın güneydoğu kanadının güvenliğinin uzun yıllardır büyük ölçüde Türkiye tarafından sağlandığını belirtti.
Türkiye’nin jeostratejik konumunun yanı sıra askerî tecrübesi, operasyonel kabiliyeti ve gelişmiş savunma sanayisiyle NATO’ya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ülkenin millî güvenliğine yönelik tehditleri kaynağında etkisiz hâle getirecek güce sahip olduğunu kaydetti.
Erdoğan, Türkiye’nin kendi savaş uçağını, tankını, savaş gemilerini ve hava savunma sistemlerini geliştirebilen az sayıdaki NATO ülkesinden biri olduğuna dikkat çekti.
İnsansız hava araçları, deniz platformları ve savaş gemileri alanında Türkiye’nin dünyanın önde gelen ülkeleri arasında bulunduğunu belirten Erdoğan, Türk savunma sanayisinin yalnızca Türkiye’nin değil, müttefik ülkelerin güvenliğine de katkıda bulunduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma harcamalarının artırılmasının tek başına yeterli olmayacağını, gerçek caydırıcılığın üstün teknoloji, yeterli üretim kapasitesi ve sürdürülebilir savunma sanayisiyle sağlanabileceğini ifade etti.
NATO ülkeleri arasındaki savunma sanayisi kısıtlamalarının tamamen kaldırılması gerektiğini belirten Erdoğan, müttefiklerin birbirlerinin askerî ve teknolojik kapasitelerini güçlendirmesi gerektiğini söyledi.
Erdoğan, bu konudaki yaklaşımını, “NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil, birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır.” sözleriyle dile getirdi.
Savunma sanayisi ürünlerinin ticaretine yönelik bazı engellemelerin hâlen devam ettiğini belirten Erdoğan, bu kısıtlamaların hiçbir şart öne sürülmeden kaldırılmasının NATO’nun ortak güvenliğine katkı sağlayacağını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği’nin savunma alanındaki girişimlerinin NATO’yu tamamlayıcı nitelikte olması gerektiğini söyledi.
Avrupa Birliği projelerinin NATO içerisinde mevcut olan askerî kabiliyetlerin tekrarlanmasına yol açmaması gerektiğini ifade eden Erdoğan, Türkiye gibi Avrupa Birliği üyesi olmayan NATO müttefiklerinin Avrupa’nın savunma projelerine tam olarak dâhil edilmesinin önem taşıdığını belirtti.
Türkiye’nin dışlandığı savunma girişimlerinin etkisinin sınırlı kalacağını vurgulayan Erdoğan, müttefik ülkeler arasında ayrım yapılmasının NATO’nun dayanışma ruhuyla bağdaşmayacağını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin NATO’nun askerî görev ve operasyonlarına sunduğu katkıların önümüzdeki dönemde de devam edeceğini açıkladı.
Türkiye’nin Ekim 2025’te üstlendiği NATO Kosova Gücü’nün komutasını Eylül 2026 sonuna kadar sürdüreceğini belirten Erdoğan, Türk Hava Kuvvetlerine ait F-16 savaş uçaklarının da ağustos ayından itibaren NATO Hava Polisliği görevi kapsamında Estonya’da konuşlandırılacağını söyledi.
Erdoğan ayrıca Türkiye’nin 2028-2029 yıllarında NATO’nun İttifak Mukabele Kuvveti’ne komuta edeceğini bildirdi. Bu görevlerin, Türkiye’nin NATO içerisindeki operasyonel ve askerî ağırlığını gösterdiğini ifade etti.
Zirve kapsamında savunma sanayisi temsilcilerinin katılımıyla NATO Savunma Sanayisi Forumu da gerçekleştirildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, forum sonucunda NATO ile savunma sektörü arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan Ankara Stratejisi’nin müttefik ülkeler tarafından kabul edildiğini açıkladı.
Stratejinin savunma sanayisinde üretim kapasitesinin artırılması, yeni teknolojilerin daha hızlı geliştirilmesi ve NATO ülkeleri arasındaki tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi açısından önemli olduğu belirtildi.
Zirvenin sonuç bildirisinde de müttefiklerin 50 milyar doları aşan yeni savunma tedarik anlaşmalarına ulaştığı ve kolektif üretim kapasitesini artırma taahhüdünde bulunduğu açıklandı. NATO Antlaşması’nın kolektif savunmayı düzenleyen 5. maddesine bağlılık da yeniden teyit edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörizmin NATO’ya yönelik iki temel tehditten biri olduğunu belirterek, müttefik ülkelerin terörle mücadelede samimi bir dayanışma içerisinde hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Terör örgütleri arasında ayrım yapılmaması gerektiğinin altını çizen Erdoğan, Türkiye’nin uzun yıllardır farklı terör örgütlerine karşı mücadele yürüttüğünü hatırlattı.
Ankara Zirvesi’nde terörle mücadele konusunda atılabilecek ortak adımların değerlendirildiğini belirten Erdoğan, müttefiklerin Türkiye’nin güvenlik kaygılarını dikkate almasının NATO içerisindeki dayanışmayı güçlendireceğini ifade etti.
Erdoğan, konuşmasında Ukrayna’daki savaşın beşinci yılına girdiğine dikkat çekerek, çatışmaların her ay on binlerce insanın hayatını kaybettiği büyük bir yıkıma dönüştüğünü söyledi.
Türkiye’nin savaşın başlangıcından bu yana diyalog ve diplomasiyi savunduğunu belirten Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile temaslarını sürdürdüklerini ifade etti.
“Adil bir barışın kaybedeni olmaz” diyen Erdoğan, savaşın taraflarını yeniden Türkiye’de bir araya getirmeye hazır olduklarını açıkladı.
Zirvede Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin de ele alındığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgenin yeni bir gerilime veya çatışmaya tahammülü olmadığını söyledi.
Gazze ve Lübnan’daki gelişmelere dikkat çeken Erdoğan, uluslararası toplumun bölgede kalıcı barışın sağlanması için daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
Barışa yönelik diplomatik girişimlerin korunmasının önem taşıdığını vurgulayan Erdoğan, çatışmaların bölgesel ve küresel güvenliği tehdit ettiğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ve ekibine, zirvenin hazırlanmasında görev alan kurumlara, güvenlik güçlerine ve organizasyonda çalışan personele teşekkür etti.
Türkiye’nin misafirperverliğinin dünyaya bir kez daha gösterildiğini belirten Erdoğan, zirve süresince yaşanan yoğunluk ve alınan güvenlik önlemleri karşısında gösterdikleri anlayış dolayısıyla Ankara halkına şükranlarını sundu.
Erdoğan, Ankara Zirvesi’nin yalnızca NATO açısından değil, Türkiye’nin uluslararası diplomasideki konumunun güçlendirilmesi bakımından da tarihî öneme sahip olduğunu belirtti.
İki gün süren NATO Zirvesi boyunca Ankara, dünyanın en yoğun diplomasi merkezlerinden biri hâline geldi.
Liderler onuruna verilen akşam yemeği, resmî karşılama törenleri, aile fotoğrafı, Kuzey Atlantik Konseyi toplantısı, Savunma Sanayisi Forumu ve ikili görüşmeler programın öne çıkan bölümlerini oluşturdu.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, zirvenin ardından yaptığı açıklamada toplantının büyük bir birlik içerisinde gerçekleştirildiğini belirterek Türkiye’nin ev sahipliğini övdü. Rutte, Ankara’da NATO ülkelerinin daha önce verdiği savunma ve yatırım taahhütlerinin uygulamaya geçirildiğini söyledi.
Ankara Zirvesi, Türkiye’nin NATO içerisindeki askerî ağırlığını, savunma sanayisindeki gelişimini ve bölgesel krizlerin çözümüne yönelik diplomatik rolünü bir kez daha uluslararası kamuoyunun gündemine taşıdı.




Türkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberleri, önemli gündem yazıları, siyaset, Kültür sanat'tan Dünya haberlerine bütün konuların tek adresi www.gazetesivilinisiyatif.com'da.
© Copyright Uluslararası Sivil İnsiyatif Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır. |