Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Antalya’da düzenlenen 45. İl Müftüleri İstişare Toplantısının ardından yayımlanan sonuç bildirgesi, dünyada ve özellikle bölge coğrafyasında yaşanan derin insani krizlere, toplumsal ayrışmalara ve küresel tehditlere dikkat çekti. Toplantı, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş başkanlığında gerçekleştirildi ve kapanış oturumunda kamuoyuyla paylaşılan bildirgede çok sayıda kritik başlık yer aldı.
Başkanlıktan yapılan açıklamaya göre, bildirgede insanlığın kendi eliyle dünyayı giderek yaşanmaz bir hale sürüklediği vurgulanırken, yalnızca insan hayatına değil, tüm canlılara yönelik adaletsizliklerin sona erdirilmesi için ortak bir vicdan çağrısı yapıldı. Bildirgede, küresel ölçekte artan savaşlar, zulümler ve haksızlıkların artık tahammül edilemez boyutlara ulaştığı ifade edilerek, özellikle Gazze’de iki yılı aşkın süredir devam eden ve tarifi mümkün olmayan acıların, tüm insanlığın ortak sorumluluğu olduğu dile getirildi.
Bildirgede yer alan ifadelerde, “Bir insanın hayatına kastetmenin ötesinde, herhangi bir canlının dahi haksızlığa uğramadığı bir dünyanın inşası için tüm imkânları seferber etmek zorundayız. Gazze başta olmak üzere, dünyanın farklı bölgelerinde süregelen savaşların, zulümlerin ve insanlık dışı uygulamaların sona ermesi için vicdan sahibi bireylerin, kurumların ve ülkelerin gecikmeksizin harekete geçmesi artık ertelenemez bir zorunluluktur” denildi.
Sonuç bildirgesinde, insanlık tarihinin en temel sorunlarından biri olan ayrımcılığa da geniş yer verildi. Farklı ırkların, renklerin ve kültürlerin Allah’ın birer ayeti olduğu vurgulanarak, bu çeşitliliğin insanların birbirini tanıması, kaynaşması ve birlikte yaşaması için bir imkân olarak görülmesi gerektiği ifade edildi. Mezheplerin ise dinin farklı yorumlarının doğal ve tarihsel bir sonucu olduğuna dikkat çekildi.
Ancak bildirgede özellikle Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada, bu farklılıkların kasıtlı biçimde istismar edildiğine dikkat çekilerek şu değerlendirmelere yer verildi:
“Özellikle coğrafyamızda ırk ve mezhep farklılıkları istismar edilerek toplumlar arasında kaos, çatışma ve ayrışma ortamı oluşturulmak istenmektedir. Bu nedenle bölgesel ve küresel ölçekte, söz konusu farklılıkların birer zenginlik olduğu bilinciyle barışın inşasına yönelik akademik çevrelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve kamu kurumlarının etkin ve sürdürülebilir bir iş birliği içerisinde hareket etmesi hayati önem taşımaktadır.”
Bildirgede, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın herhangi bir ayrım gözetmeksizin iyilik değerlerini tüm insanlığa ulaştırma gayretiyle hareket ettiği vurgulandı. Açlık, savaş, salgın hastalıklar ve derinleşen yoksulluk gibi küresel sorunlara karşı kalıcı çözümler üretmenin, ancak güçlü bir birliktelik ve dayanışma ruhuyla mümkün olabileceği ifade edildi.
Bu kapsamda Başkanlığın, “Yeryüzünde İyilik Egemen Oluncaya Kadar” ilkesi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğü belirtilerek, tüm bireyler ve kurumlar bu ortak mücadeleye davet edildi.
Sonuç bildirgesinde dijitalleşmenin getirdiği fırsatların yanı sıra, bu alanlardaki risklere de dikkat çekildi. Dijital platformlarda giderek artan bilgi kirliliği, manipülatif ve istismara açık içeriklerin özellikle gençler üzerinde ciddi tehditler oluşturduğu vurgulandı.
Bildirgede, sanal ortamın anonim yapısının dijital şiddet, siber zorbalık ve nefret söylemini kolaylaştırdığına işaret edilerek, sahih dini bilginin bu mecralarda daha görünür ve erişilebilir hale getirilmesinin zorunluluğu dile getirildi. Bu doğrultuda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın dijital platformlarını güçlendirme, personelin medya okuryazarlığı ve dijital içerik üretimi konusundaki yetkinliklerini artırma çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceği belirtildi.
Bildirgenin önemli başlıklarından biri de küresel ölçekte artan Müslüman karşıtlığı oldu. İslamofobinin artık bireysel önyargıların ötesine geçerek siyasal, hukuki ve toplumsal alanlarda etkisini hissettiren ciddi bir sorun haline geldiği ifade edildi.
Müslümanların inançları ve kimlikleri üzerinden hedef alınmasının birlikte yaşama kültürünü zedelediği ve toplumsal barışı tehdit ettiği vurgulanarak, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın İslamofobi ile mücadeleyi ilmi, ahlaki, kurumsal ve küresel boyutlarıyla ele aldığı kaydedildi. Bu çerçevede İslam’ın sahih bilgisinin, adalet ve merhamet merkezli mesajının doğru yöntemlerle insanlığa ulaştırılmasının temel hedef olduğu ifade edildi.
Sonuç bildirgesinde aile kurumuna ilişkin değerlendirmelere de geniş yer ayrıldı. Evlilik yaşının yükselmesi ve doğurganlık oranlarının düşmesinin, aile yapısı ve toplumsal sürdürülebilirlik açısından ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çekildi.
İslam medeniyetinde evliliğin huzurun kaynağı, neslin devamının ise ilahi bir emanet olarak görüldüğü hatırlatılarak; gençlerin evliliğe teşvik edilmesi, nikâhın kolaylaştırılması, aile içi iletişimin sahih dini bilgiyle güçlendirilmesi ve demografik yapıyı tehdit eden unsurlara karşı toplumsal farkındalığın artırılması gerektiği vurgulandı. Aileye yönelik hizmetlerin yaygınlaştırılmasının milli bir öncelik olarak değerlendirildiği ifade edildi.
Küresel iklim krizi ve doğal kaynakların hızla tükenmesi karşısında çevreye duyarlı bir yaklaşımın zorunlu hale geldiği belirtilen bildirgede, Diyanet hizmet binalarının sürdürülebilirlik ilkelerine uygun şekilde planlanacağı açıklandı. Yenilenebilir enerji kullanımı, enerji verimliliği, su tasarrufu ve çevre dostu mimari anlayışın yeni projelerde öncelikli olacağı kaydedildi.
Ayrıca çevre bilincinin manevi bir sorumluluk olarak topluma kazandırılması amacıyla irşat faaliyetlerinin artırılacağı ve tüm birimlerin çevre dostu dönüşüm süreçlerinin yakından takip edileceği belirtildi.
Bildirgenin son bölümünde ise terör örgütlerine yönelik net mesajlar verildi. FETÖ, DEAŞ ve benzeri yapıların, İslam’ın barış, adalet ve merhamet mesajlarını kendi karanlık amaçları için istismar ettiği belirtilerek, bu örgütlerin hem güvenlik hem de itikadi ve ahlaki açıdan ümmetin birliğine yönelmiş en büyük tehdit olduğu ifade edildi.
Dini kavramları ve manevi duyguları istismar ederek fitne ve tefrika oluşturan bu yapılarla mücadelenin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın temel öncelikleri arasında yer aldığı vurgulandı. Başkanlığın, Kur’an ve sünnet rehberliğinde sahih dini bilgiyi esas alarak toplumu aydınlatma ve bilinçlendirme çalışmalarını tavizsiz bir kararlılıkla sürdüreceği kaydedildi.


Türkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberleri, önemli gündem yazıları, siyaset, Kültür sanat'tan Dünya haberlerine bütün konuların tek adresi www.gazetesivilinisiyatif.com'da.
© Copyright Uluslararası Sivil İnsiyatif Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır. |